İNCELEME Öne Çıkarılanlar

Yüce Tanrı Pan: Korkunun Tanrısal Boyutuna Yükseliş

İthaki Yayınları'nın Karanlık Kitaplık serisinin 5. kitabı olarak çıkan bir gotik, korku klasiği Yüce Tanrı Pan'ı inceledik.

1863-1947 yılları arasında yaşamış, gotik-korku edebiyatının kurucu yazarlarından sayılan Galli yazar Arthur Machen’in kült eseri Yüce Tanrı Pan, İthaki Yayınları’nın Karanlık Kitaplık serisinin bir parçası olarak yayınlandı. Arthur Machen, H.P Lovecraft ve Stephen King gibi yazarları dahi etkileyerek korku edebiyatını seçmelerinde onlara ilham vermiş çok önemli bir yazar olmasıyla tanınıyor.

Pan, Yunan mitolojisi’nde doğanın, satirlerin ve çobanların tanrısı olarak geçmektedir. Yarı keçi, yarı insan olarak tasvir edilmesi, kafasındaki boynuzlar ve ayaklarının keçi ayağı olması onu korkutucu bir figür, şeytanı bir varlık olarak algılanmasını sağlamıştır. Bu görüntüsü sebebiyle insanların panikletip, çığlık çığlığa kaçışmaya sebep olması ingilizcede “panic” kelimesine ilham olmasını sağlamıştır. Bu görüntüsünün aksine, çoban ve doğa tanrısı olduğu için pek çok mitolojik kaynakta flüt çalan, kırlarda koşturan sevimli bir varlık olarak da bahsi geçmektedir.

Kitabın başında Pan’a ulaşma çabasına tanıklık ediyoruz. Baş karakterlerden birisi olan Dr. Raymond mitolojik bir deneyi tekrarlayarak hayatın sırlarına ve mitolojik bir tanrıya ulaşmaya çalışıyor. Başarılı da oluyor ama delilik peşini bırakmıyor. Çünkü Pan ve onun dünyası ile fiziksel dünya arasındaki perdeyi bir kere geçen birisi asla eskisi gibi olmuyor, deliriyor.

Pan kitap boyunca tasvir ediliyor ama bir karakter olarak kitaba direk dahil olmuyor. Daha çok onun hakkında konuşulduğunu bilen ve tavan arasında saklanan çocuk gibi olaylara dışarıdan bakıyor. 

Pan, Türk edebiyatında da bahsedilmektedir. Behçet Necatigil’in “100 Soruda Mitologya” adlı eserinde şöyle tanımlanmaktadır: “Dağlık Arkadia’da küçükbaş hayvanların, çobanların tanrısı. Keçi ayaklı Pan, Hermes’in oğludur. Tanrıların, çokluk insan kılığında değil de hayvan kılığında düşünüldüğü ilk zamanlarda Pan da keçi kafalıydı; sonradan bu keçi kafasından sadece boynuzlar ve sakal alıkonarak, yüzü insan yüzü oldu.”

Pan’s Labyrinth filmindeki Pan tasviri

Pan, ayrıca cinselliğin ve hazcılığın da simgesidir. Pan, bu dünyada uğraşılması gereken tek şeyin bireyin kendisi olduğunu ve bunun için aşk, müzik, dans ve cinsellik gibi bireysel ihtiyaçların önemine inanır. Pan’s Labyrinth filminde Ofelia’nın bir ağaç kovuğuna girmesi Pan’ın dünyasına geçişi sembolize eder ve yuvada gördüğü yemeklerden yemesi ise zevki sembolize eder.

Kitapta bu deney için kullanılan saf ruhu simgeleyen Mary adındaki kız Pan’ın bu hedonist bakış açısıyla tanışması aslında flüt çalan ve kırlarda koşturan şirin yaratık tasvirinin maskesi olarak okuyucuya gösteriliyor. Pan basit anlamda kötü bir varlıktır. Kendi dünyasına göz kırpan ölümlülerin yok olacaklarını bilmesine rağmen, onların buna ulaşmasını sağlıyor aslında onlara bir iyilik yaptığını düşünüyor. Bu düşüncenin altında tamamen bencil bir düşünce var olduğunu da biliyor çünkü doğası böyle, başka türlüsü mümkün değil.

1800’lü yıllarda yazıldığını düşünürsek, kitap olağan üstü yaratıcı bir fikirle yürüyor. Pan gibi mitolojik bir karakteri böyle kullanmak edebi bir buluştan farksız, zaten bu kitapla birlikte Gotik bilimkurgu türü oluşuyor ve ardından gelecek olan H.P. Lovecraft gibi yazarların türemesinde mihenk taşı görevi görüyor.

İNCELEME ÖZETİ
  • PUAN
4

SONUÇ OLARAK

Stephen King’in dediği gibi “Yazılmış en iyi korku öykülerinden biri. Belki de en iyisi”.

Mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz.

Yazar                   : Arthur Machen
Türü                    : Korku-Gerilim
Orijinal Adı        : The Great God Pan
Yayınevi              : İthaki Yayınları
Çevirmen            : Barış Tanyeri
Çıkış Tarihi         : Ağustos – 2018
Sayfa Sayısı        : 80

SATIN AL

Avatar

KurguSanat

2 Yorurmlar

Yorum yazmak için tıklayınız