GEEK & OYUN

Comic-Con 2018 Günlükleri: Son İki Gün Efsaneydi!

2018 San Diego Comic-Con'u detaylarıyla konuşmaya devam ediyoruz. Son iki gün yani 3 ve 4. günde neler olduğunu, fragmanları, fısıltıları ve ayrılıkları sizler için derleyip toplarladık.

Comic Con’un en olaylı ve muhtemelen en eğlenceli günü üçüncü gündü. Birinci günü gölgesinde bırakan görkemiyle 21 Temmuz Cumartesi Comic Con’un zirvesiydi. Dördüncü günde ise ateş birazcık düştü ama yeni fragmanlar gelmeye devam etti.

Yayınlanan ve açıklanan o kadar çok şey var ki yazarken ben bile şaşırdım. Comic-Con’un son iki günü yani üçüncü ve dördüncü günün ayrıntılı yazısına buyursunlar efendim, iyi okumalar.


The Man In The High Castle uzuuuun bir bekleyişin ardından sonunda muhteşem bir sezonla ekranlara geri dönüyor!

Amazon Prime’ın sevilen –en azından ben çok seviyorum, dizinin değerini bilmeyenler utansın- dizisi The Man In The High Castle sonunda üçüncü sezonla geri dönüyor. Dizi muhteşem yazar Philip K. Dick’in yine aynı adlı romanından uyarlama. Kitabı ülkemizde zamanında Metis Yayınları, bugünlerde ise Altıkırkbeş Basın Yayın tarafından Yüksek Şatodaki Adam ismiyle çevirdi. Ben daha okuyamadım çünkü Dost Körpenin çevirisini arıyorum ama ne mümkün…

The Man In The High Castle“Eğer ikinci dünya savaşını Almanlar kazansaydı ne olurdu?” sorusunu temel alıyor ve Philip K. Dick’in önderliğinde bize harika bir distopya sunuyor.

Dizi 2015 yılında başlamış ve tüylerimizi diken diken eden bir ikinci sezonun ardından 2016 yılında uzun bir sessizliğe gömülmüştü. Her ne kadar yaklaşık dokuz ay önce üçüncü sezondan bir klip yayımlamış olsalar da, üçüncü sezonla ilgili bizi yine muallakta bıraktılar. Yeni sezonla ilgili sorulan her soruya “Yakında çıkacak ehehe.” deyip bizi geçiştirdiler ama ne demiş büyüklerimiz: sabreden derviş muradına ermiş.

Comic Con’u #ResistanceRises etiketi ile geçiren The Man In The High Castle’ın paneli daha yayımlanmadı. Peki bu, panelde ne konuştuklarını öğrenmeme engel mi? Asla!

Öncelikle The Man In The High Castle, 5 Ekim’de geri dönüyor. Ekim yahu ekim! 3 ay kaldı sonra buralar hep bayram havası. Ayrıca Amazon, diziye beşinci sezon onayı verdi. Yani üçüncü sezon da daha ikinci sezon bitmeden onay almıştı ama iki yıl bekledik o yüzden eğer geçtiğimiz iki yılda iki sezon çekmedilerse Amazon gözüme gözükmesin!

Şimdi gelin üçüncü sezonda neler olacak diye konuşalım diyeceğim ama ilk iki sezon unutulalı ohoo… Neyse ki Amazon da böyle olacağını fark etmiş de yeni sezon fragmanı ile beraber bir de ilk iki sezonu özetleyen yarım saatlik bir video yapmış. Unutanlar önce bu videoyu izlesin sonra yazıya devam.

Fragmanda gördük ki, Naziler tek dünyanın onlarınki olmadığını, birden çok gerçekliğin bulunduğunu ve filmlerin de bunu gösterdiğini öğrenmişler. Bu da demek ki onlar için fethedecek daha çok dünya bizim için ise verilecek daha çok savaş demek. Obergruppenfuhrer John Smith beyefendiler üçüncü sezon daha da bir görev aşkıyla yanıp tutuşuyor. Bu adama ölene kadar rahat yok.

Direniş taraflarında ise Stephen Root abimizin söylediğine göre –biliyorsunuz kendisi Yüksek Şatodaki Adam- Direniş’in liderliğini eline alsa mı almasa mı bir kararsızlık içindeymiş.

Bu arada kadroya yeni bir isim katılıyor: Jason Omara. Kendisi Wyatt adında İrlandalı bir göçmeni canlandıracak. Siz kendisini nereden tanırsınız bilmem ama ben kendisini Batman’in sesi olarak tanır ve severim. Kendisi Tarafsız Bölgede kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan yaşarken Juliana ile karşılaşıyor ve diziye dahil oluyor.

Hazır Juliana demişken, biliyorsunuz ikinci sezon finalinde kız kardeşi Trudy’nin “yaşadığını” öğrenmiştik fakat şimdi de gördük ki aslında o Trudy bizim Trudy değilmiş. Meğerse kendisi başka bir “dünyadan” gelmiş…

Hislerimi anlatmaya kelimeler kifayetsiz…

Bizim tatlış Tagomi abimiz dünyalar arasında gidip geliyordu hatırlarsanız. Şimdi bunu yapabilen bir karakterimiz daha olması heyecan verici.

Dizinin yapımcılarından olan Isa Dick Hackett’ın –kendisi Philip K. Dick’in kızı olur- söylediğine göre üçüncü sezon Direniş’e daha çok odaklanmakla kalmayacak bir de Philip K. Dick’in Yüksek Şatodaki Adam kitabına yazmış olduğu  birkaç devam bölümünü de içerecek.

Bunun dışında bir de gördük ki üçüncü sezon ilk iki sezonun aksine bol bol aksiyonlu geçecek. Bunun da vakti gelmişti artık.


Fox’un mutant dizisi The Gifted’ın ikinci sezon fragmanı yayımlandı!

Profesör X ve Magneto abilerimiz olmadan bile işlerin beter bir şekilde sarpma sardığı The Gifted, X-Men’in dağılışından –yok oluşu da diyebiliriz- sonrasını anlatıyor. İzleyenler ilk sezonu sevmiş, ben de sevdim ama dizinin arada bocaladığı yerler de oldu. İkinci sezonun bunu yapmayacağına dair umutluyum ama bakalım.

Hatırlarsanız sezon finalinde bizim Emma Frost ’un kızları gelmiş, bir güzel ortalığı karıştırmışlardı. Hatta ve hatta Lorna, Andy ve Sage başta olmak üzere birkaç mutantı da yanlarına alıp gitmişlerdi.

Fragman baya olaylı ama yine de çok beklentiye girmemek lazım çünkü The Gifted beklenti kaldıracak bir dizi değil. İkinci sezon ve ilk sezon arasında en az beş aylık bir zaman var çünkü fragmanda gördük ki Lorna’nın karnı burnunda.

Ayrıca Andy –ay o saçlar ne ya öyle, fragmanı izlerken kusasım geldi- ve Lauren ’ın babacığı Reed Strucker –aklıma hep Baron Strucker geliyor ya- yeni öğrendiği güçlerini kullanmaya çalışırken de gördük. Babasının ölümüne çok üzülmüştüm, acaba kendisinin nasıl bir gücü var. Bir de bu Andy ve Lauren yine o el tutuşma şeysini yapıyorlar. Daha yıkacak ne kaldı ki çocuklar? Az sakin.

Panelde ne konuştular derseniz, teker teker her karakterin ikinci sezondaki “macerası” üzerine konuşmuşlar. Polaris’imizi (Lorna) oynayan ablamız Emma Dumont karakterinin ikinci sezondaki hal ve tavırları için demiş ki “Polaris her açıdan Magneto. Bu berbat bir şey ve Polaris bundan nefret ediyor ama artık o da bir ebeveyn olduğuna göre babasının aslında o kadar da kötü biri olmadığını anlayabilir.”

Kaçıranlar için de not düşeyim: Polaris, Magnrto’nun kızı…

Bu arada dizi 25 Eylül’de geri dönüyor.


Clark Gregg Agents of SHIELD’ın  altıncı sezonuyla diziye geri dönecek!

Hepimiz dizinin beşinci sezon finalinde Coulson ’a veda ettiğimizi düşünürken öğrendik ki kendisi –ve doğal olarak da May– altıncı sezonda tekrar bizimle beraber olacakmış.

Her ne kadar beşinci sezonun ilk yarısını öyle aman aman sevmesem de ikinci yarıya bayılmıştım. Son bölüme Infinity War’dan bile fazla coşmuş olabilirim hatta. Uzun zamandır sallantıda olan dizinin yayıncısı olan abc’de benim gibi düşünmüş demek ki diziye 12 bölümlük bir altıncı sezon onayı verdi.

Neyse Comic Con cephesine dönecek olursak, öğrendik ki, altıncı sezonun adı “Missing Pieces”olacakmış. Bütün sezon Fitz’i aramazlar diye düşünüyorum ama 12 bölüme genelde bir konu sığdırdıkları için başka ne yaparlar bilemiyorum.

“Fitz ölmedi mi ya?” diye düşünenler için kısa bir açıklama: Ölen gerçek  Fitz değil, bilmem kaç yıl uykuya yatıp –ki onu da Star Wars göndermesi ile yaptı işte nerd olmak hehe- geleceğe giden ve canımız ekibimizi kurtaran ve onlarla birlikte geçmişe geri dönen Fitz’di. Gerçek Fitz şu an hala uykuda ve Simmons ile evlendiğini bilmiyor…

Bu arada son dakikada Fitz-Simmons’ın torunu olduğunu öğrendiğimiz Derek’i canlandıran Jeff Ward da dizinin düzenli kadrosuna katıldı. Altıncı sezondan sonra dizi bitecek diye konuşuluyorken ben anlamadın neyin düzenli kadrosu bu? Her ne kadar arada tökezlese de, yine son anda bir şey yapıp kalbimizi kazanan canım dizimizi izlemeyip gidip sırf Netflix yapmış diye Iron Fist izlerseniz böyle olur işte. Az da şu diziyi izleyin de Iron Fist’e  yeni sezon geleceğine buna gelsin yani. (Bu arada Iron Fist’in maskeli klibi yayımlanmış. Ay o ne öyle berbat bir şey. Zaten neyine beklentiye girdiysem.)


Fantastic Beasts and Where to Find Them: The Crimes of Grindelwald filminden yeni bir fragman yayımlandı!

İlk filmi asla ve asla beğenmemiş biri olarak birazcık da olsa ikinci filmden umutluydum lakin  ilk fragman bütün umutlarımı suya düşürdü ve neredeyse konuştuğum herkesin ikinci fragmana coşmasına rağmen benim filme karşı hislerim hiç değişmedi.

Öncelikle ilk fragmandan beri aklıma takılan bir durumu belirtmek istiyorum: Hogwarts arazisine kafalarına göre nasıl cisimlenebiliyorlar? Hogwarts. Bir Tarih’i okuyan her büyücü bilir ki, okulun arazisine okulun müdürü haricinde kimse cisimlenemez. Bunlar üçlü-beşli cisimlendiler sinirim çok bozuldu. Rowling filmde bunu doğru düzgün açıklamazsa, film isterse Oscar kazansın zerre umurumda olmaz.

Yeni yayımlanan fragmana dönecek olursak,  tabii ki Dumbledore’da yardıma ihtiyaç duyacak ama neden Newt’siz hiçbir şey yapamazmış gibi gösteriliyor ben anlamıyorum. İkinci film bir çok bakımdan hayallerimi yıkıyor. Bari bir saniye de olsa Ariana ve Aberforth’u görebilsek.

Sanırım benim için fragmanın en güzel kısımları, Ölüm Yadigarları sembolü ve Nicolas Flamel! Evet, Felsefe Taşı’nı bulan Nicolas Flamel. Kendisini fragmanda görmek eminim ki izleyenlerin çoğunu heyecanlandırmıştır. Bu gibi küçük göndermeler beni çok sevindiriyor ve izlemesi aşırı eğlenceli oluyor.

Fragmanın başında Dumbledore’nun Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinde sınıfa, Böcürtlerlenasıl baş edileceğini öğrettiğini görüyoruz. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı’nda da böyle bir sahne vardı hatırlarsanız hatta bu sahnede ona gönderme ama şöyle bir olay var: HP 3’te en sevdiğimiz KSKS profesörü Remus Lupin, sınıfını öğretmenler odasına götürüyordu çünkü Böcürt’ü bu odadaki eski bir dolapta saklıyordu. Fark ettiyseniz Fantastik Canavarlar 2’deki bu sahne de aynı odada geçiyor. Yani benzerlik inkar edilemez ve bence bu çok rahatsız edici. Sırf HP 3’te bu sahne çok sevildi diye aynısını tekrarlamak…

Neyse Comic Con’a dönecek olursak FC2 panelinin en büyük olayı Johnny Depp’in panele Grindelwald olarak katılmış olmasıydı.

Kendisi panelin son üç dakikası geldi ve oradaki hayranlara panelin ilk 14 dakikasını anında unutturduğundan eminim. Kendisi “Muggle’lardan nefret etmiyorum. Ben Muggle’ların önemsiz olduğunu, onların değersiz olduğunu söylüyorum. Büyü sadece nadir ruhlarda çiçek açar;. O sadece daha büyük şeyler yapmak için yaşayanlara verilmiş” dedi.


The Orville dizisinin yeni sezon fragmanı yayımlandı!

Başrollerinde ilk bölümü sızdırılmış ve hayranlar tarafından aldığı kötü eleştiriler sebebiyle devamı asla yayımlanmamış Wonder Woman dizisinde biricik Diana’mızı oynayamayışıyla hayranlarının gönlünü kırmış fakat Agents of S.H.I.E.L.D dizisinde canlandırdığı Bobbie Mors karakteri ile kalbimizi tekrar kazanmış olan Adrianne Palicki, nedense izlediğim her 5 gençlik (1) filminin 1’inde karşıma çıkan Halston Sage, kendisini animasyon filmleri ile tanıdığım Seth MacFarlane olan The Orville dizisi  günümüzden 300 yıl sonra, dünyanın yıldızlararası filosunda yer alan, çok da iyi olamayan araştırma gemisi U.S.S. Orville’in maceraları konu ediliyor.

Tabii ki Star Trek’in yeri çok ayrı ama dizi çoğunluk tarafından beğenilmiş. Ben de izlemeyi çok istiyorum çünkü dizi hakkında aldığım övgülerle yol yapsak ohoo…

Dizinin panelinde ise ikinci sezonun yayım tarihinin 30 Aralık olduğunu öğrendik. Ayrıca Seth abimiz herhangi bir animasyon dizisi için diziyi bırakmayacağını söylemiş. Onun dışında çok eğlenceli bir panel geçirmişler. Ben spoiler falan yerim diyerekten tamamını izleyemedim ama dizinin sevenleri kesinlikle izlesin derim.


Cuma günü kısa fragmanı yayımlanan Aquaman filminden ilk fragman geldi!

Uzuuuun zamandır beklediğimiz Aquaman fragmanı sonunda geldi! Ve belki inanamayacaksınız ama son zamanda çok tartışılan işler çıkaran DC sonunda işleri yoluna koymuş görünüyor. Tabii sadece film stüdyosu dizi cephesi… Oraya da geleceğim.

Filmde Aquaman’i Khal Drogo’muz Jason Momoa, Mera’yı son zamanlarda aşk hayatıyla daha çok anılan Amberd Heard, Kralımızın annesi Atlanna’yı kelimelere sığdıramadığım Nicole Kidman başta olmak üzere harika bir kadro var. Bunun ötesinde filme Geoff Johns abimizin eli değmiş. O adam ne yapsa beğeniyorum bu yüzden Aquaman’den baya baya umutluyum ve bu duruma inanılmaz bir şaşkınlıkla yaklaşıyorum.

Filmde dair aklımda birkaç soru var ama bunları sizinle paylaşmadan önce ikinci fragmanın gelmesini bekleyeceğim çünkü bu sorular muhtemelen o zaman çözümlenecek.

Benim filme ilgili en tereddütlü olduğum noktalardan biri Mera’ydı ama fragmanda kendisinde bir sorun göremedim. Her ne kadar saçları bana birazcık Inhumans faciasını hatırlatsa da artık ona da katlanacağız.


Merakla beklenen Shazam! Filminin fragmanı yayımlandı!

Yani ne diyeyim bilmiyorum… Fragman o kadar güzel ki nasıl bu kadar güzel olabilir diye birkaç kere tekrar izledim. DC sonunda film cephesinde cesur bir adım atmış ve bir karakteri olduğu gibi önümüze sunmuş, alkışlar DC’ye!

Ya gerçekten fragmanı neresinden övsem diye şaştım kaldım şu an. İzlediğim günden beri etkisinden kurtulamadım. Umarım filmi pazarlayacağız diye bütün filmi önümüze sunmazlar. Warner Bros bunu huy edinmiş durumda ve resmen kendilerine zarar verdiklerinin farkında değiller.

Filmle ilgili bir tek Shazam’ın kostümünü pek beğenemedim ama onu da artık görmezden geliyorum.

Shazam! Filminin geleceği açıklandığında karalar bağlamıştım çünkü kendisi muhteşem bir karakterdir ve DC’nin son işlerinden sonra filmin berbat olacağına kendimi hazırlamıştım.  Fragmanı izletince yani…

Umarım DC bu performansını devam ettirir çünkü artık bir zahmet ettirsinler yani.

Bu arada hatırlarsanız Titans dizisini gömerken gemiştim ki “DC arada işleri batırır ama sonra batırdığı o işleri düzeltmesini de bilir.” Beni yanıltmadığı için DC’ye buradan koca bir teşekkür.


DC’nin şu anda yayında olan bütün dizilerinden yeni sezon fragmanları geldi!

Bu dizilerin hala neyini izliyorlar anlamış değilim. Ben hepsini yıllar önce bıraktım gayet de mutlu ve huzurluyum. Hiçbirine geri dönme gibi bir niyetim olmadığından spoiler falan aldırmadan fragmanları da panelleri de izledim. Kendimi neden böyle bir işkenceye maruz bıraktım ben de bir miyorum ama haberler şöyle:

Supergirl dizisi yeni sezon fragmanı ile beraber bir de yeni Supergirl kostümünü tanıttı.

Kostüm nedir ne değildir bilemiyorum. Kriptonlu arkadaşlarımız hiçbir zaman  ilgi alanım dahiline girmedi. Söyleyebileceğim tek şey o kostümle uzaya falan çıkmayacaksa ne mana ben pek anlayamadım.

Fragmana gelirsek baya dramatik bir şey olmuş. Herhalde dünyayı çıkmaz bir durumdan çıkartacaklar, yine. Ne kadar şaşırtıcı görüyorsunuz…

Diziye Nicole Maines adında bir ablamız katılıyormuş ve kendisi Nia Nal adında bir karakteri canlandıracakmış, ayrıca televizyondaki ilk transgender süper kahraman olacakmış. Karakter diziye CatCo ile girecekmiş ve Kara kendisine akıl hocalığı yapacakmış. Karakter kimdir, kimlerdendir diye araştırdım ama elim boş döndüm. Bilenler hepimizi aydınlatırsa sevinirim.

Dördüncü sezon 14 Ekimde devam etmekte olan birçok DC dizisi gibi CW’de başlayacak.


The Flash dizisinin yeni sezon fragmanı yayımlandı.

Yani benim bildiğim kadarıyla Barry’nin kızının adı Dawn ama sen Nora diyorsan eminim ki öyledir CW. Çizgi romanlarda hep yalan yanlış bilgiler var zaten…

Yeni sezon 9 Ekim’de başlayacak ve sezonun kötüsü Cicada olacak. Karakter Chris Kline tarafından canlandıracak. Karakterin kendisini fragmanın sonunda görüyoruz.

Fragmanda gördüğümüz bir diğer şey ise Barry Allen’ın sonunda içinde Flash kostümünün olduğu o yüzüğü takıyor olması. Hakkını yiyemeyeceğim onu bile itici yapmayı başarmış. Kendisini gönülden tebrik ediyorum.


Dediğim gibi bütün dizilerden yeni sezon fragman geldi ama maalesef ki başka bilgi alamadık. Bu yüzden hızlıca dizilerin yayın tarihlerini söyleyip geçeceğim.

Arrow 15, Legends of Tomorrow 22, Black Lightning 9 Ekim’de yayımlanacak. Krypton için ise henüz belli bir tarih yok fakat kanal yeni sezonun 2019 yılında çıkacağını onayladı.

Bu arada bu karakterlerin diziler arasında serbestçe dolaştığı bölümlerden birinde Batwoman’ı görecekmişiz, hadi hayırlısı.

Bunların dışında Netflix’in iki yeni çizgi dizisiDisenchanted ve The Dragon Prince’den ilk fragmanlar geldi. İkisi de harika görünüyor ve ikisini de izlemek için sabırsızlanıyorum. Disenchanted 17 Ağustos’ta, The Dragon Prince ise 14 ekimde yayımlanacak. İki çizgi dizinin de arkasında efsane isimler var. Çook heyecanlıyım çok.

The Vampire Diares ve The Originals dizilerinin yan dizisi olan Legacies’in ilk sezon fragmanı yayımlandı. Vampir sevdalısı varsa baksın, yoksa…

Başrolünde Millie Bobby Brown’un oynadığı Godzilla 2: King of the Monsters filminde ilk fragman yayımlandı.

CW’nin yeni dizisi RoswellNew Mexico’dan da ilk fragman geldi. Dizi çok… klasik CW dizisi gibi…

Yeni çıkacak olan The Purge dizisinden de ilk sezon fragmanı geldi. Bildiğiniz gibi dizi yine aynı isimdeki film serisinden uyarlama.

Son olarak bir de Stan Against Evil dizisinin üçüncü sezon fragmanı geldi.

Diğer iki gün genelde cosplay yarışları ve fan etkinlikleri ile geçtiği için benim yazıya geçirebileceğim pek fazla bir şey yok bu yüzden Comic Con yazı serimiz burada son bulmuş bulunmakta.

Etiketler
Selin Çolak

Selin Çolak

Babasının çizgi romanları ile büyümüş bir kız hayal edin. Büyürken sadece çizgi romanlarla yetinmeyip kitaplar, filmler ve dizilere de el atmış o kız benim.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için tıklayınız