Edebiyat İNCELEME

Bir Korku Klasiği: “Dr. Jekyll ile Bay Hyde Tuhaf Bir Vaka”

Hem polisiye etkileşimli bir dünya klasiği, hem de kült bir korku eseri olan Robert Louis Stevenson’ın “Dr. Jekyll ve Bay Hyde Tuhaf bir Vaka” romanına bir göz attık.

İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’ın 1886 yılında yayımladığı roman, Frankenstein romanı ile aynı dönemde basılmış ve büyük bir ses getirmiştir. Dilimize ilk defa 1942 yılında Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle, İki Yüzlü Adam adıyla Ahmet Halit Kitabevi tarafından yayınlanmıştır. Sonraki çevirilerde ise Dr. Jekyll ile Mr. Hyde, İki Yüzlü Adam, Dr. Jekyll ile Bay. Hyde arasında gidip gelmiştir. Bu kadar çok sayıda yayınevinin çevirmesi ve 150 yıldır insanların okumayı sürdürmesi ve en az ilk günkü kadar etkilemeyi sürdürmesi kitabın hem edebi hem de sanatsal değerini göstermektedir.

Kitap, 1800’lü yılların puslu, sisli atmosferinde başlıyor ve kısa bir roman olması sebebiyle daha ilk sayfada okuyucu hemen içine hapsediyor. Kitabımızın kahramanı saygıdeğer bir hekim olan Dr. Henry Jekyll bulunuyor. Victoria devri İngilteresinde, Londralı avukat Gabriel John Utterson’un eski dostuyla hiç yan yana göremediği yeni asistanı Bay Hyde’ı araştırmaya başlar. Şifreli bir dil ile yazılmış bir vasiyet alır ve hiç beklemediği bir son ile karşılaşır. Hikayeyi bilmeyenler için, ilk kez okuyanlar için bu nokta hikayenin en heyecanlı ve doruk noktasıdır. Aslında Dr. Jekyll ve Bay Hyde aynı kişilerdir. Aynı bedenin ve kişiliğin iyi-kötü yarısı olarak ayrılmışlardır. Bu noktada durup düşündüğünüzde fark ediyorsunuz ki aslında kitap baştan sonra bir insanın ruhundaki kişilik farklılıklarını, kişilik bölünmesini, iyi ve kötünün çarpışmasını anlatıyor. Finaldeki Dr. Jekyll’ın efsane mektubunu unutmayalım. O kadar ayrıntılı yazılmış ve açıklamalarla dolu ki iyi ve kötü kavramlarını yeniden sorgulamamızı sağlıyor.

1800’lü yılların Londra sokaklarında dolaşıyoruz. Hayat nasıl akıyor, bir avukat olan Bay Utterson gün içinde neler yapıyor gibi detayları yavaş yavaş aktarıyor. Arka planı çaktırmadan kuruyor. Akşam yemeklerine uşak ile gönderilen davetiyeler ile gitmek gibi ufak detayları ekliyor. Okuması kolay bir kitap ortaya çıkıyor. Günümüzde kullandığımız iletişim, bir arada olma çeşitlerinin, günümüze ulaşırken nasıl aşamalar geçirdiğini gösteriyor.

Sadece edebiyata değil birçok alana da ilham kaynağı olmuştur!

Bugüne kadar onlarca müzik albümüne, televizyon dizisine, müzikallere, bilgisayar oyunlarınau ve çizgi romanlara ilham kaynağı olan eser, bir bebek markası olan ve kitap serisi olan Monster High’da da yer almıştır. O gotik hava ve hatta karakterlerin isimleri dahi kitaptan esinlenmiştir.

Yusuf Gürkan

Yusuf Gürkan

Orta Dünya’nın şair ruhlu gezgin şövalyesi. Metal müzik sever. Orta Dünya ve çizgi roman bağımlısı. Pc oyunları ve teknoloji meraklısı. Bol bol yazı yazar, çizim yapar, fotoğraf çeker

Yorum Yaz

Yorum yazmak için tıklayınız