Rus bilimkurgu edebiyatının ustaları Arkadi ve Boris Strugatski kardeşlerin baş yapıtı KIYAMEYE BİR MİLYAR YIL nihayet dilimize kazandırıldı.

KIYAMEYE BİR MİLYAR YIL, İthaki’nin 2015 yılında başlattığı Bilimkurgu Klasikleri dizisinin ikinci kitabıdır. 1977 yılında orjinal dilinde, 1978 yılında ise Definitely Maybe adıyla ingilizceye çevrilmiştir. Yayınlandığı dönem Soğuk Savaş dönemi olduğu için pek çok batılı ülkede yasaklanmıştır. Buna rağmen Strugatski kardeşler bilimkurgunun büyük yazarları arasına girmeyi başarmışlardır.Arkady and Boris Strugatsky

Kitabın çevirisi  ve baskısından söz etmek gerekirse; İthaki’nin bu seri için tasarladığı minimal kapak tasarımı, tabiri yerindeyse ‘çok şık’ duruyor, seriye apayrı bir hava katıyor. Bu kitap için ise Rus kızıl rengi ve kitaptaki labirent çıkmazına vurgu yapan görseli ise cuk oturmuş. Kitap anadili olan ruşçadan çeviri, her rusça kitaptaki kişi isimlerinin kitap boyunca değişmesi sorununu, kitabın başındaki açıklama kısmıyla gidermeye çalışmışlar -ki bizce olmuş-

Malyanov Kabarcıkları ve çok daha fazlası…

Kitap genel olarak iki bölümden oluşuyor diyebiliriz. Malyanov’un, davetsiz misafirler ve telefonlardan bunaldığı, bu ani ilgiye anlam veremediği birinci bölüm ve sonunda anlam verebildiği ikinci bölüm. Asıl kurgu bu ikinci bölümde, ilk bölüm, ikinci bölüme hazırlık gibi olmuş. Kitabın böyle karmaşık ilerliyor gibi görünmesi sizi aldatmasın tüm bunların bir sebebi var.

Kitabın baş kahramanı, Dimitri Malyanov adındaki bir astrofizikçidir. Adına Malyanov Kabarcıkları vermek istediği çok önemli bir proje üzerinde çalışmaktadır hatta bunun için ailesini eşinin annesinin evine bile göndermiştir. Evde yalnızdır, buzdolabı bomboştur, kedi açtır ve bizim görmeyi alıştığımız insanı delirten Rusya soğuğunun aksine hava cehennem gibi sıcaktır. Malyanov gene böyle yalnız ve sıcak bir sabaha uyanmıştır. Bir an önce işinin başına oturmak istiyordur ama önce Malyanov sipariş etmediği içemeyeceği çok içki getiren postacı, sonra ikide bir çalan telefonlar ve son olarak elinde bir mektup ile ansızın kapısında beliren tanımadığı bir kadın ile ayda yılda bir gördüğü karşı komşusu ona bu şansı vermeyecektir. Peki bu ani ilginin sebebi nedir? İşte en büyük gizem bu soruda yatıyor.

Sonuç olarak

Strugatski kardeşler, klasik bir Rus romanındaki realist anlatım dilinden uzak kalmadan bir bilimkurgudaki ağır toplum ve halk yaşamlarının tasvirinden uzak durmuş ama bol tasvir Strugatski kardeşler kendi içinde bir düzeni olan 152 sayfalık bir kaos yaratmışlar. Bol aksiyonlu bir bilimkurgu romanı değil ama olayın çözüme bağlandığı ikinci bölüme kadar sabredebilirseniz okuduğunuz en doyurucu bilimkurgu romanların birisi olduğunu hissedeceksiniz, açıkçası biz öyle hissettik.


Künye ve Arka Kapak Yazısı

Yazar                   : Arkadi Strugatski, Boris Strugatski
Yayınevi              : İthaki Yayınları
Türü                     : Bilimkurgu
Orjinal Adı          : Za milliard let do kontsa sveta
Çeviri                   : Hazal Yalın
ISBN                     : 9786053754855
Çıkış Tarihi         : Kasım – 2015
Sayfa Sayısı        : 152
Fiyatı                   : 12 TL

SATIN AL

“Strugatski Kardeşler’den biri Gogol’ün diğeri ise Çehov’un soyundan geliyor ama hiç kimse hangisinin hangisi olduğundan emin değil. Bu kitap kesinlikle harika.”
-Ursula K. Le Guin-

“Türü bilimkurgu olsun ya da olmasın, bu kitap okuduğum en iyi, en etkileyici kitaplardan biri.”
-Theodore Sturgeon-

“Fantastik olayları fantastik olmayan varsayımlarla nasıl açıklarsın?”

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Henüz taslak halindeyken sansürün hışmına uğrayan Kıyamete Bir Milyar Yıl ise yazarların en sıradışı ve aykırı romanlarından biri.

Bir astrofizikçi olan Dimitri Malyanov, kendisine Nobel Ödülü’nü kazandıracağına inandığı projesi üzerine yoğunlaşmak için ailesini Odesa’ya, eşinin annesinin evine gönderir.

Ancak bir sorun vardır; yalnız kalmasına rağmen sürekli rahatsız edilir. Önce içi votka ve havyar dolu bir kutu, ardından da mini etekli güzel bir kadın kapısında beliriverir. Bu ziyaretler, bilim insanı olan arkadaşlarının da geçerken uğramasıyla sonu gelmez bir hal alır. Hepsi de çok büyük bir keşfin eşiğinde olduklarını ama aniden dikkatlerinin dağıldığını iddia etmektedir.

Acaba karanlık bir güç, bilimsel gelişmeleri engellemek mi istemektedir? Yoksa tüm bunların daha doğal bir açıklaması mı vardır? Kıyamete Bir Milyar Yıl, edebiyatın “Sorun sende değil, kâinatta!” deme biçimi.