İNCELEMELER Kitap

Kırmızı Üniformaları Giyme Zamanı Geldi

Sonbahar ucundan kendini gösterdi ve peşinden de kış geliyor.

Pek çok kitap kurdunun ve sinefilin en sevdiği bu aylarda bilimkurgu sevenlerin gözden kaçırmaması gereken bir yazar ve bir kitap önermek isterim size.

John Scalzi… Bu ismi bir yere yazın çünkü biz Philip K. Dick’i, Isaac Asimov’u, William Gibson’u vb. nasıl anıyorsak yirmi yıl sonra da bu ismi öyle anıyor olacaklar. Scalzi yeni ufuklar keşfeden bir yazar değil ancak güzel hikayeleri nasıl anlatacağını kesinlikle iyi bilen bir yazar. Özgünlüğü sadeliğinden geliyor ve “aptallaşan uygarlık” tezi doğru ise bu sadelik ve sürprizlerle süslenmiş eserler gelecek on yıllarda daha da ön plana çıkıyor olacak.

Scalzi’nin ülkemizde Yaşlı Adamın Savaşı ismiyle yayınlanan ve dört kitabı da Türkçe’ye çevrilmiş bilimkurgu serisine de göz atın derim. Yazımızın başrolü olan Kırmızı Üniformalılar’a gelince…

Özellikle bir Uzay Yolu (Star Trek) hayranı iseniz bu kitabı mutlaka okumalısınız.

redshirts-going-to-die

Tüm kitap, kafası dumanlı bir senarist tarafından kaleme alınmış bir Uzay Yolu bölümü gibi zaten.

Evrensel Birlik’in bayrak gemisi (flagship – hiçbir insanın gitmediği yerlere giden ve hiçbir insanın yapamadığı keşifleri yapan gemi) Gözüpek’e atanan “kırmızı üniformalı” Asteğmen Andrew Dahl, kısa bir süre sonra bazı gerçeklerin farkına varır. Her gemi dışı görevinde uzaylılarla ve çeşitli tehditlerle ölümcül bir mücadeleye girilmekte, geminin kıdemli subayları bu mücadelelerden daima sağ çıkmakta ve düşük kıdemli bir tayfa (bir kırmızı üniformalı) muhakkak ölmektedir. Bu konuyu araştırmaya başlayan Andrew ve meslektaşları, hayatlarını kurtarmak için zaman ve uzayda son derece tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar.

Konu kulağa çok eğlenceli geliyor değil mi? Gerçekten de eğlenceli bir kitap. Ancak ne yazık ki bazı kitaplar gereğinden fazla ABARTILIR ya, işte bu kitapta da aynısı görmek mümkün. Eğlenceli, sürükleyici ve ilginç ayrıntılara sahip bir bilimkurgu-macera kitabı. Bu kriterlere göre de çok başarılı bir kitap, felsefi yönü de güçlü. Yine de daha fazlası değil. Normlarınızı değiştirecek bir kitap değil.

The-Walking-Dead-Star-Trek-Red-ShirtsYazılarıma sürprizbozan (Spoiler) ibaresi koymaktan hiç hoşlanmam. İyi bir inceleme bu ibareleri vermeden okuyucuya eser hakkında olumlu ya da olumsuz bir intibah bırakabilmeli diye düşünürüm. Bu kadar bahsettiysem siz de anlamışsınızdır, kitapta kocaman bir sürpriz bizleri bekliyor ve bu biraz zaman yolculuğu ve biraz da bilinç yolculuğu ile ilgili. Kitaptan keyif almak için sakın araştırmayın, gidip kitabı alın ve okuyun derim.

Sürprizlerini bozmamak için çok detaya giremiyorum ancak kitabın daha evvel yapılmamış bir şey yapmıyor, söylenmemiş bir şey söylemiyor olduğunu da belirtmek gerek. Yalnızca ilginç detaylarını güzel bir akışla ve derli toplu yapıyor.

Çok güzel bir kitap olduğu tartışılmaz ancak bu kadar ödül kazanmış olması beni açıkçası şaşırttı. Ya günümüzde bilimkurgu edebiyatı (ödül törenlerinin, özellikle de Hugo’nun çeşitli klikler yüzünden karışık olduğunu zaten biliyoruz) can çekişiyor ya da okyanusun öte yakası ile zevklerimiz gerçekten farklı. Elbette oturup bütün gün Uzay Yolu, Yıldız Savaşları, Stargate gibi nostaljik dizileri tekrar tekrar izleyen bir jüri söz konusu ise bu kitabın uzak ara tüm ödülleri toplaması kaçınılmaz.

Bir bilimkurgu hayranıysanız bu kitabı mutlaka alın, okuyun. Aklınızda ve kitaplığınızda yer edecek, hoş dokunuşlara sahip güzel bir roman. Beğeneceğiniz bir ödül canavarı ancak efsanevi bir klasik demesi zor…

(İlginç bir bilimkurgu önerisi istiyorsanız Kurmalı Kız’a bir göz atın. Çok fazla yazıldı çizildi diye masaya yatırmıyorum… Karşılaştırma yapmıyorum ancak işte o pek çok yeni şey söyleyen bir kitap… O da bu sonbaharın ikinci önerisi olsun…)

Yüksek Şatodaki Tuhaf Adam “Kırmızılım sana yandı canım…” söylüyor…

Yorum Yap

Yorum yapmak için tıkla