Edebiyat HABERLER

İthaki Yayınları Bombası “BIOSHOCK: Rapture Şehri”

Eğer ki oyun tutkunuysanız 2007 yılında çıkmış Bioshock oyununu mutlaka oynamışsınızdır yada duymuşsunuzdur. Fantastik/bilim kurgu temalı hikayesi ve inanılmaz atmosferi ile mükemmel bir oyundu.

Bu oyunun bir de mükemmel bir kitabı var. Halo, Watchdog, Borderlands gibi popüler oyunları, Grimm gibi televizyon dizilerini, Costantine gibi çizgi romanları romanlaştırmakta usta isim John Shirley tarafından kaleme alınan kitap İthaki Yayınları etiketiyle 12.02.2016’da ise raflardaki yerini alacak!

John Shirley ayrıca çok iyi bir korku-gerilim yazarıdır. Karanlık-fantastik atmosferler yaratma konusunda ustadır. Oyunu oynamış ve hikayeyi bilenler anımsayacaktır. Rapture, ütopik şehirdi ve büyük bir trajediyle yüzleşti.

Bu kitap Rapture Şehri‘nin başlangıç ve sonunu anlatıyor. 

bioshock


Künye ve Arka Kapak Yazısı

Yazar               : John Shirley
Çeviri              Kerem Ergener
Yayınevi          : İthaki Yayınları
Türü                 : Bilim Kurgu
Sayfa Sayısı    : 424
Çıkış Tarihi      : Şubat, 2016
Fiyat                : 25,00 TL
ISBN No          : 9786053755265

[button color=”” size=”2″ type=”square” target=”” link=”http://www.dr.com.tr/Kitap/Bioshock-Rapture-Sehri/John-Shirley/Edebiyat/Roman/Bilim-Kurgu/urunno=0000000680942″]SATIN AL[/button]

Dünyanın en çok satan bilgisayar oyunlarından Bioshock’ın başlangıç hikâyesi…

Su altı şehri Rapture’ın bilinmeyen gerçekleri… Bir ütopyanın adım adım distopyaya dönüşmesi… II. Dünya Savaşı’nın sonuydu. Franklin D. Roosevelt’in Yeni Düzen’i, Amerika siyasetinin gidişatını değiştirmişti. Vergiler hiç olmadığı kadar yüksekti. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları, tüm dünyaya toplu bir ölüm korkusu saldı. Hükümetlerin gizli ajanlıklarının ve birimlerinin yükselişi, dikkatleri üzerine çekiyordu. Amerika’nın özgürlük anlayışı yok oluyordu ve pek az insan özgürlüklerini kazanmak için savaşmaya hazırdı.

Ancak bu insanlar arasındaki bir hayalperest, zorlu yollardan gelen bir mülteciyken dünyanın en zengin ve en hayranlık uyandırıcı adamlarından birine dönüştü. İşte o adam: Andrew Ryan! Ve kendisi, insanların hep daha iyisini hak ettiğine inanıyor. Bu yüzden dünya üzerinde bir ütopya yaratıp imkânsızı gerçekleştirmeye kararlı. Öyle bir ütopya ki devletten, sansürden, bilim üzerindeki ahlaki sınırlamalardan uzak, emeklerinizin karşılığını aldığınız bir yer. İşte bu fikirle Rapture ortaya çıktı; denizin altındaki o parıltılı şehir… Ancak bu ütopya büyük bir trajediyle yüzleşti. İşte her şey böyle başladı… her şey böyle son buldu.

“Ben Andrew Ryan ve size bir soru sormak için buradayım: Bir insan kendi alınterinde hak sahibi olamaz mı? Hayır, der Washington’daki adam. O ter, fakirlere aittir. Hayır, der Vatikan’daki adam. O ter, Tanrı’ya aittir. Hayır, der Moskova’daki adam. O ter, herkese aittir. Bu cevapları reddettim. Bunlar yerine, başka bir şeyi seçtim. Ben imkânsızı seçtim. Ben… Rapture’ı seçtim. Sanatçıların sansürden korkmayacağı bir şehir. Biliminsanlarının gereksiz bir ahlakla sınırlandırılmadığı bir şehir. Mükemmelin, değersizler tarafından sınırlanmadığı bir şehir… ve alınterinizle, Rapture sizin de şehriniz olabilir.”

Yorum Yap

Yorum yapmak için tıkla