Edebiyat HABERLER

Distopik Bilimkurgu Romanı “Dünyanın Efendisi” Raflarda!

Robert Hugh Benson’ın dünyaca ünlü distopik bilimkurgu romanı “Dünyanın Efendisi” ilk kez Türkçeye çevrildi ve kitapçılardaki yerini aldı.

Kitabın 1907’de Sanayi Devrimi etkilerinin sürdüğü dönemde yazıldığını belirtelim, o dönemde tüm dünyada bir ticaret savaşı sürüyordu. Sermaye vahşi bir şekilde üretimi ve tüketimi destekliyor, ülkeler enerji ihtiyaçlarını karşılamak için sömürge arayışlarına giriyordu. Bu arayış sırasında Afrika ve Uzak Doğu, kapitalist devletler tarafından vahşi bir şekilde yağmalanıyordu.

Bir rahip ve yazar olan Robert Hugh Benson, bu sömürge düzeninin yıkıcı etkisini ve boşa harcanan kaynaklarını düşünerek ütopik bir sistemi distopik bir dünyada yaratmış. Bu sistemin çözümünü ise birlik olmak olarak görmüş (günümüzü düşünürsek cidden ütopik), tüm bu boşa harcanan enerji ve kaynakların birleştirilip sadece insanlığın gelişimi için harcandığı bir dünyanın nereye gidebileceğini öngörmüş. Günümüzdeki din ve ticaret savaşlarının artık olmadığı bir dünya hayal edin, güzel değil mi?


Künye ve Arka Kapak Yazısı

Yazar                   : Robert Hugh Benson
Türü                    : Bilimkurgu
Çeviri                  : Buğra Özmüldür
Orijinal Adı        
: Lord of the World
Yayınevi              
: Arunas Yayıncılık
ISBN                     
: 9786054751983
Çıkış Tarihi        
: Ekim – 2017
Sayfa Sayısı        
: 400
Fiyatı                   
: 20 TL

SATIN AL

“1907’de kaleme alınmış olmasına rağmen günümüze dair kehanetler içeren muazzam bir distopya.”

Artık yeni bir düzen gelmişti.

Ticaret, politika ve hükümet anlayışlarının yeniden biçimlendirilmesi gerekiyordu.

Savunma üzerine çalışmalar yapmak da anlamsızdı zira tüm tehditler ortadan kalkmıştı.

Kabine tarafından Doğu’da hasıl olan gelişmelerin eksiksiz yazıldığı bir rapor hazırlanmalıydı. Bu rapora, Paris’te önlerine sunulan ve Doğu İmparatoru, feodal krallar, Türk Cumhuriyeti ve Amerikan yetkilileri tarafından imzalanmış anlaşmanın metni de muhakkak eklenmeliydi.

Tüm dünya zamana ayak uydursa da sanki Roma olduğu yerde kalmıştı. Şehrin fiziki değişiminden ziyade başka konulara ehemmiyet verilmişti. Neticede tüm dünyanın ruhani külfeti onun omuzlarındaydı.

Acı çekecekleri ve elveda edecekleri günler vardı önlerinde çünkü zamanında Cennetin Oğlu da gökten inip Dünyanın Efendisi olmuştu en nihayetinde.