Edebiyat HABERLER

Böceklerin Kuşattığı Bir Kasaba ve DOCTOR

İthaki Yayınları, Doctor Who serisine kaldığı yerden devam ediyor! Doctor Who – Dehşet Ağı kısa süre önce raflardaki yerini aldı.

12.Doktor David Capaldi ve yol arkadaşı Jenna Coleman’ın zamanındaki bir hikayeyi okuyacaksınız. 12.Doktor’un en büyük özelliği bir savaşçı olmasıdır. Mizacı ve olaylara verdiği tepkiler serttir. Aşk ve duygusallık onun için gereksiz, dikkat dağıtıcı şeylerdir.

20151231_094013Dehşet Ağı, Doktor’un ekranlarda paylaşılmayan ama bize göre en güzel maceralarından bir tanesi olarak gönlümüze paldır küldür giriş yaptı.

Doctor Who’nun son sezonunu takip edenler David Capaldi’nin 12.Doktor olarak yarattığı harikaya tanık olmuşlardır. Modern serinin diğer üç Doktor’una göre oyunculuk olarak çok ileride bir performans sergiliyor. Duruşu, bakışları ve olaylara verdiği tepkiler izleyenlere “işte be Doctor bu!” diye ekrana haykırma isteği uyandırıyor.

Mike Tucker tarafından kaleme alınan Dehşet Ağı’nda ise sapına kadar bir Doctor Who hikayesi okuyacaksınız. Kaybolan insanlar, garip bilinmeyen dev böceklerin kasabayı bir ordunun kaleyi kuşatması gibi kuşatmaya başlaması, hepsinin ortasında ise üzerinde işaretler olan tuhaf bir taş çemberi…

Bütün bunlar ne anlama gelmektedir? Bu sırrı sadece Doktor çözebilecektir.

Tek solukta okuyacağınız, hiç Doctor Who izlememiş-okumamış bile olsanız hikayede kopukluk hissetmeyeceğiniz muhteşem bir bilim kurgu romanı.

Macera – Bilim Kurgu seviyorsanız okumanızı öneriyoruz.

Dr-Who-Dehset-Agi-KAPAK-on


Künye ve Arka Kapak Yazısı

Yazar             : Mike Tucker
Yayınevi        : İthaki Yayınları
Türü               : Bilim Kurgu
Sayfa Sayısı  : 192
Çıkış Tarihi    : Aralık, 2015
Fiyatı             : 15,00 TL
ISBN No        : 9786053755104

SATIN AL

“Daha büyük bir böcek göreceğinizi hiç sanmıyorum.” Doktor bu kez, İngiltere’nin Wiltshire kasabasının bütün sakinliği arasında II. Dünya Savaşı’ndan kalma bir gizemi aralamaya götüren esrarengiz ve ürkütücü macerasıyla karşınızda!

Gabby Nichols oğlunu uyuturken aniden kızının bağırışını duyar. “Anne! Odamda bir örümcek var.” Ve birden çığlıklar başlar… Kevin Alperton okula giderken büyük bir sivrisinek tarafından saldırıya uğrar. Ve işler tehlikeli bir hal alır. Yine de Doktor’u asıl endişelendiren ne koca bir örümcek ağı yumağıyla kozalanmış ölü bir ceset ne de mutasyona uğramış böcek sürüsüdür. Kasabanın dış dünya ile bütün bağlantılarının kesilmesinin ve böceklerin yavaşça kontrolü ele geçirmesinin önüne geçilebilecek mi? Antik bir taş çemberdeki tuhaf semboller ne anlama gelmekte? Kökü II. Dünya Savaşı’na dayanan bu gizem çözülebilecek mi?


Yorum Yap

Yorum yapmak için tıkla