İNCELEMELER Sinema - Dizi - Anime

Aramızda Cylonlar Var!

Aramızda Cylonlar Var!

Gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu dizilerinden birini misafir edeyim, izlememiş olan var ise (pek zannetmiyorum ama…) nasıl bir cevher kaçırdığı hususunu gözüne sokayım istedim. Özlemişiz bir de… Valla beş yıldır eline su dökecek bir uzay dizisi de izleyememiş olmanın da sıkıntısı var tabii…

1970’lerde yayınlanan orjinal diziyi 2000’lerdeki yeniden yapımdan sonra izlediğimi itiraf ederek başlayayım. Açıkçası yeni seriye vurulduğum için 2004 versiyonunun üzerinde duracağım.

BATTLESTAR GALACTICA -- Pictured: (l-r) Edward James Olmos as William Adama, Tricia Helfer as Number Six, James Callis as Gaius Baltar, Tahmoh Penikett as Karl "Helo" Agathon, Katee Sackhoff as Kara "Starbuck" Thrace, Mary McDonnell as Laura Roslin, Grace Park as Sharon Valerii, Jamie Bamber as Lee "Apollo" Adama, Michael Hogan as Saul Tigh, Aaron Douglas as Tyrol -- SCI FI Channel Photo: Art Streiber
BATTLESTAR GALACTICA —  Edward James Olmos – William Adama, Tricia Helfer – Number Six, James Callis – Gaius Baltar, Tahmoh Penikett  – Karl “Helo” Agathon, Katee Sackhoff – Kara “Starbuck” Thrace, Mary McDonnell – Laura Roslin, Grace Park – Sharon Valerii, Jamie Bamber – Lee “Apollo” Adama, Michael Hogan – Saul Tigh ve Aaron Douglas – Tyrol  rolleriyle karşımızda oldu.

Öncelikle dizini künyesi;

  • Orijinal İsmi          : Battlestar Galactica Battlestar Galactica
  • Türü                       : Bilimkurgu / Dram
  • Süresi                    : 1 Sezon – 22 Bölüm (1978 – 1979) // 4 Sezon – 73 Bölüm (2004 – 2009)

Eski ve Yeni Uyarlamadaki Baş Karakterler ve Oyuncuları:

  • Richard Hatch (1978) / Jamie Bamber (2004) – Kaptan Lee “Apollo” Adama
  • Dirk Benedict (1978) / Katee Sackhoff (2004) – Starbuck
  • Lorne Greene (1978) / Edward James Olmos (2004)  – Amiral Adama
  • John Colicos(1978)  / James Callis (2004)  – Bal
  • Herb Jefferson Jr. (1978) / Grace Park (2004) – Boomer
  • Mary McDonnell (2004) – Laura Roslin
  • Tricia Helfer (2004) – Altı Numara

Böylesine çok katmanlı, detaylı ve türler arası bir dizi için konusunu çok kısa özetlemek gerekirse; İnsanoğlu, kendi yarattığı Cylon robotlara karşı yenilgisinden sonra uzay gemilerine sıkışmış bir şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor ve yardım umuduyla yıllar önce kendilerinden ayrılan 13. Koloniyi arıyor.

Cylonlar, insanoğlunun başta savaşmak üzere çeşitli işlerini yaptırmak için kullandıkları robotlar ancak isyan etmişler ve insanlar tarafından evrenin uzak ucuna sürülmüşler. Yıllarca sessizlik içinde olan robotlar inanılmaz bir dönüş yapıyor; insanoğlunun yaşadığı 12 farklı gezegeni eş zamanlı olarak bombalıyor ve yaşanılmaz hale getiriyorlar. Hayatta kalanlar ise yörüngedeki birkaç uzay gemisine sığınabilenler.

Başlarındaki savaş gemisi Battlestar Galactica ile hayatlarını kurtarmaya çalışan yaklaşık elli bin kişilik uzay gemileri konvoyu ve peşinde Cylon savaş gemileri ile heyecanlı bir kaçış ve hayatta kalma maratonu şeklinde dizayn edilmiş dizi; tamamen etten kandan, insanların arasında dolaşan Cylonların da bulunması ve paranoyanın da artması ile, toplumsal yapılanmasını korumaya çalışan ve varlığını sürdürme mücadelesi veren insanoğlu konusuyla eşsiz bir seyirlik sunuyor. Her ne kadar sık sık karakterlere odaklanıp da bir “Soap Opera” yani Pembe Dizi kimliğine kaysa da soluksuz kendini izlettiren bir bilimkurgu-gizem dizisi Battlestar Galactica. Gizem dizisi çünkü efsanevi 13. Koloniyi ararken din ile bilim arasındaki ince çizgi eriyor, ruhani kaynaklardaki bilgilere başvuruluyor ya da en önemli karakterlerden birinin bir anda “Cylon” olduğu anlaşılabiliyor. Döneminin en başarılı dizilerinden olan Battlestar Galactica için söylenecek bir çift laf kalıyor; eşsiz ve ilgi çekici.

Peki neden izlenmeli;

  • Bilimkurgu ve dram gibi iki tür başarılı bir şekilde nasıl bir araya gelir görmek için.
  • Kendine ait öz deyişlere sahip evrensel bir lisan daha keşfetmek için.
  • İnsanoğlunun, varolma mücadelesinde ne noktalara gidebileceğini görmek ve yaradılışımızın din ve bilim, mit ve kurgu arasındaki ince çizgide yaptığı akrobasiye tanık olmak için.
  • Gerçekçi uzay gemisi ve robot dizaynları için.  (Robotların sağa sola oynayan göz ışığı size Kara Şimşek dizisindeki KITT’i hatırlatabilir ancak asıl Kara Şimşek dizisindeki arabanın 1978 tarihli Battlestar Galactica’dan esinlendiğini notlarımız arasına düşelim. )

Bu aralar “space opera” türünde ne var derseniz “Dark Matter” iyi bir düşünce ancak SyFy’ın mütevazi bütçesi ve çok tecrübeli olmayan yapım ve oyuncu ekibi yüzünden çok aksıyor ve sarkıyor. İyi bir fikrin heba edilişini izlemek de bir süre sonra adamın kalbine dokunuyor. Uzay dizisi krizine girdiyseniz zaman geçirmek için iyi ancak beklentilerinizi düşük tutun. Eskileri karıştırıp henüz denk gelmediğiniz hazineleri keşfe devam derim… (Star Trek, Stargate, Babylon 5, Farscape, Firefly vb.)

Battlestar özdeyişi ile bitirelim; “So say we all!”

From “Şato” with Love…

Yorum Yap

Yorum yapmak için tıkla