İNCELEMELER Sinema - Dizi - Anime

Amerikan Tanrıları 1. Bölüme Bakış… Her Zaman Tura Gelir!

Neil Gaiman’ın ünlü edebi eseri Amerikan Tanrıları, yıllar süren bekleyişin sonunda televizyon dizisine uyarlandı. Dizinin ilk bölümü de geçtiğimiz gün yayınlandı. Bir modern zaman mitolojisi olarak tanımlayabileceğimiz Amerikan Tanrıları, yayınlandığı yıldan beri onlarca dile çevrildi ve Hugo, Nebula dahil pek çok ödül aldı. Neil Gaiman’ın dünya çapında tanınmasını ve çarpık hayal gücünü sevmemizi sağladı.

Diziyi beklenti çıtası çok yüksekti, peki ilk bölümde bu beklentiyi ne kadar karşıladı? Bu sorunun cevabından önce şu kitabı okumayanlar için ilk bölümde görünen ana karakterleri kısaca tanıyalım;

  • Shadow Moon, eski bir suçlu, Mr. Wednesday onu koruması olarak işe alıyor. Henüz neye bulaştığının ve bu Mr. Wednesday ‘in kim olduğunun farkında bile değil.
  • Laura Moon, Shadow Moon’un eşi. 
  • Technical Boy, yeni dünyanın teknoloji tanrısı.
  • Bilquis, eski çağların aşk tanrıçası.
  • Mad Sweeney, Mr. Wednesday’ın bir başka adamı. Kendisi efsanevi, mitolojik bir canlı olan Leprikon’dur. Hani gökkuşağının altındaki altın küpü olan yeşil kıyafetli canlı var ya, aha işte o !
  • Mr. Wednesday, dizinin yaşlı adamı  ve pozisyonu gereği yaşlı tanrıların lideri. Norse mitolojisinde yaşlı tanrı Odin olarak resmedilmiş, evet bildiğiniz Odin!

Amerikan Tanrıları’nda, Neil Gaiman’ın mitolojiyi modern hikaye anlatım tarzıyla birleştirmesine ve Neil Gaiman tarzı ile çarpık bir şekilde, ince ince işlemesine tanıklık ediyoruz. Geleneklerin ve yeni nesil ihtiyaçların insanlığın bağımlılığına nasıl etki ettiğini, eski tarzların modern dünya düzeninde kaybolduğunu görüyoruz. Ortaya teknoloji ve küreselliğin yarattığı yeni tanrılar çıkıyor. Eski tanrılar, insanlığı bugünlere kadar getirmiş geleneksel düzeni ve düşünceyi korumaya çalışıyor. İşte savaşın merkezi bu nokta. Kahramanımız Shadow Moon ise kendini istemeden tam bu noktada buluyor.

Tanrılar ise bambaşka konu, eskinin tanrıları inananlarını kaybetmiş, varlıkları taş heykeller ve mitolojik hikayelerde kalmıştır. Günümüzde yaşamaktadırlar ama normal ölümlüler gibi iş bulup çalışmak zorundadırlar. Bir de yeni tanrılar var… günümüz çağı dönüştüren teknoloji, küresellik gibi tanrılar. Hikayenin temelinde Mr. Wednesday yani Odin, eski tanrıları bir araya toplayarak çağlar boyunca insanlara yön göstermiş eski gelenekleri ve o dönemlerden kalan miraslarını sahi çıkmak istiyor, yeni tanrılar ise buna izin vermek istemiyor.

İlk bölüm oldukça tatmin ediciydi.

İlk bölümde bu kadar çok ana karakterlerin görünmesini açıkça beklemiyorduk. İlk sezonun 10 bölüm olacağı biliniyordu ama hikayeye bu kadar hızlı giriş yapıp üstüne dizinin kitap ile aynı hızda ilerlemesi belki de söylenebilecek en güzel şey. Sırf maddi kaygılar uğruna hikayenin uzamayacağı görüyoruz.

Diziyi izlememiş ve kitapları okumamış olanlara spoiler olmaması için fazla ayrıntı vermeden en basit şekilde şu kadarını söyleyebiliriz; Modern zamanda yazılmış bir mitoloji okumak istiyorsanız önce kitabına sonra dizisine yumulun bakalım!

Yorum Yap

Yorum yapmak için tıkla