HABERLER Özel Haber

1800’lerden Günümüze, Türkiye’de Bilim-Kurgunun Gelişimi

Poetikhars.com sitesinde yayınlanmış ve her bilimkurgu sevenin okuması, bilgi sahibi olması gerektiğini düşündüğümüz bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedik.

Yazının büyük bir kısmı alıntıdır. Biz sadece ufak bir bölüm ekledik.

Türkiye’deki bilimkurgu kültürünün tarihçesi üzerine mükemmel bir derleme. Keyifli okumalar.


Türkiye’de Bilim-Kurgu

Türkiye’de “bilim” ve “kurgu”nun yan yana ya da bir arada anılmasını sağlayan kişi Orhan Duru olarak bilinir .

Bilimkurgu sözcüğünü Türkçe’de ilk defa yazar Orhan Duru kullanmıştır. Kelimeye kaynaklık eden Science-Fiction kelimesi ise, 20. yüzyılın başında ilk kez 1927 yılında Lüksemburg asıllı Amerikalı yazar ve yayıncı Hugo Gernsback tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Bilimkurgu edebiyatının önemli ödüllerinden Hugo Ödülleri’nin (The Hugo Awards) isim babasıdır.

Bilimkurgu, Türkçe yazı hayatına Batı Edebiyat’ındaki Ütopya ile girmiş, fakat Tanzimat döneminde siyasi bir araç olarak, yazarların yakın geleceğe dair rüyalarını anlattıkları bir yazın türüne dönüşmüştür. Batı’daki anlamı ile bilimkurgu türündeki öykülerin dergilerde görünmeye başlaması, 1950’li yılları bulmaktadır. Çoğunluğu çeviri olan romanlar, Çocuk Edebiyatı içinde görülmüştür.

Tanzimat ve Bilim-Kurgu

Jules Verne’den yapılan ilk tercüme Kaptan Hatras’ın Sergüzeşti (1877) adıyla basılır. Jules Verne’in diğer kitapları da 1886’dan 1907’ye kadar Türkçeye çevrilip yayımlanır: Merkez-i Arza Seyahat, Beş Hafta Balonla Seyahat, Seksen Günde Devriâlem, Kaptan Grant’ın Çocukları, Denizler Altında Yirmi Bin Fersah ve Deniz Feneri.

Tanzimat döneminde Jules Verne çevirileri ile birlikte Ütopya/Bilim Kurgu kavramı, Tanzimat yazarlarının ilgisini çekmiş ve “Rüya” kavramı ile politik bir kimlik de kazanmıştır.

Tanzimat ve “Rüya”

XX. Yüzyıl başında teknolojik bakımdan geri kalmış bir toplum özelliğine dönüşmüş bulunan Osmanlı toplumunun içinde düşüncelerini şekillendiren Türk aydını kendi üretmediği ideolojilerin bombardımanı altında, ileri toplumlar tarafından üretilmiş bir bugünü “yarın” olarak düşlemek konumuna düşmüştür. Bunun en önemli görünümlerinden biri de Türk düşününde geleceğe ilişkin özgün tasarımlara çok az rastlanmasıdır. Gerçekleştirilecek “yarın”a ilişkin proje ya yoktur ya da örtük olarak ileri teknolojiye sahip olan toplumlardaki düşünüş ve uygulamalardır.

  • Ziya Paşa l869’da Hürriyet gazetesinde yayınladığı yazı­da, Londra’da bir parkta gördüğü rüyayı anlatır.

Rüya’sında, dönemin padişahı olan Sultan Aziz’e, yönetimin bozukluğun­dan, Sadrazam’ın yolsuzluklarından yakınır. Çare olarak mil­let meclisi kurulmasını önerir, Öneriyi kabul eden sultan, sadrazamı azleder.

Rüya devam ederken, park bekçileri gelirler, Ziya Paşa’yı uyandırırlar, o da gördüklerinin rüya olduğunu anlar.

  • Namık Kemal’in 1872’de Boğaziçi’nde gördüğü rüya’da “ütopya” özelliği daha belirgindir:

Özgürlük perisi zincire vurulmuştur. Halkı vatan yolunda özveriye çağırmaktadır. Baskıya karşı ayaklandırmak için coş­turucu şeyler söylemektedir. Tembel ve uyuşuk olanları eleştirmekte, bir an önce harekete geçilmesini, bilim ve teknik­ten yararlanılarak yepyeni bir toplum kurulmasını istemektedir.

Şehirler ve yollar aydınlık, evler saraylar kadar süslü, kaleler kadar sağlamdır. Demiryolları ve caddeler çoğalmış, halkın refah seviyesi yükselmiştir. Herkes her gün yeni bir fikir icat etmektedir. Herkesin evinde telgraf vardır…

Namık Kemal kitabında, özlediği bilim ve hukuk toplu­munu çarpıcı hiçimde betimler. Devletin talih bayrağının öz­gürlük eliyle yükseleceğini söyler.

Cumhuriyet Öncesi Dönem

O dönemin Avrupası’nın bilim ve teknolojisini bir çözüm olarak yarına ait kılan bu dönem edebiyatı içinde, politik tonu ağır basan ve belki de ilk bilim-kurgu olarak adlandırılabilecek eser Teşkilat-ı Mahsusacı Ruşenî‘nin yazdığı küçük bir kitapçıktır. “Müslümanların ‘Megali İdeası Gaye-i Hayyâliyesi” altbaşlığını taşıyan roman, 20 Ocak 1914’te Bağdat’ta yazılmıştır. Tam bir bilimkurgu örneği olan bu rüya bir yüzyıl sonrasını kurgula­maktadır. Aslında bu rüya aynı zamanda İttihatçıların ve özellikle Enver Paşa’nın genel özlemlerini yansıtmaktadır:

“Türk Genci”ni var olmak için büyük gayeler peşinde koşmaya çağıran Ruşeni’nin rüyası tayyare diye adlandırdığı ancak “Büyük istasyon kule”leri­ne yanaşarak inildiğine göre balon olması gereken bir “sefıne-yi hevâiye” ile Cava ve Hindistan’ı dolaşmasıyla başlar. Bu ülkeler Jön Türklerin yardımla­rıyla bağımsızlıklarına kavuşmuşlar ve gelişmişlerdir. Fakat bu gelişmiş dü­zeyleri Türkiye’nin yanında yine de sönüktür. Genel harbin sonunda Türkiye ve İslam dünyası kazanmış; bir İslam Amerikası’na dönüşen Afrika’da Arab Cemâhir-i Müttefika-yı İslamiyesi, Asya’da artık Müslümanlığın geçerli ol­duğu Cava, Kaşgar, Afganistan ve İran’da bağımsız devletler kurulmuştur.”

Cumhuriyet ve Sonrası

baytekin_flash_gordon_birlesik
İthal filmlerin Türkçe adlandırılması maddesinde kullanılmak üzere 1936 yılının seri filmlerinden “Flash Gordon” un ve Türkiye’de bilinen adıyla “Baytekin”’in 3 sinema afişi bir arada.

Orhan Duru, Türk Dili dergisinin 1973 yılı Ocak sayısında Scincefiction sözcüğünün karşılığı olarak Türkçe’de bilimkurgu sözcüğünün kullanılması ile ilgili bir yazı kaleme almıştır. Bilimkurgu sözcüğü kabul görmüş ve Türk Dil Kurumu tarafından onaylanmıştır. Orhan Duru, isim babası olduğu türe katkıda bulunmak için az sayıda da olsa öykü ve deneme kaleme almıştır.

Bilim-Kurgu’nun Tanımı

Bilim-Kurgu’yu tanımlamak çok zor. Kişinin ve yazarın görüşüne göre değişiyor. Bu tanım, gerçeklerle, bilimsel verilerle bir ölçüde sınırlı bir düşçülük diyebiliriz bilim-kurguya. Orhan Duru

Bilimkurgu, Amis‘in (1960) yaptığı tanıma göre, bildiğimiz dünyada var olmayan, ama bilim ve teknolojideki gerçek ya da hayali yenilikler üzerine temellendirilmiş durumları konu eden öyküsel bir düz yazı türüdür (Roberts, 2000).

Van Shaik’e (1999) göre ise bilim kurgu, tekil bir vizyon tarafından hayal edilmiş gelecek öngörüsüdür.

Bilimkurguyu pek çok farklı biçimde tanımlamak mümkündür, fakat ismi koruduğumuz sürece, insanın kendisini ve çevresini gözlem, hipotez ve deney yoluyla anlayabilme aracı olan bilim ile ilişkisi konusunda ısrarcı olmak mantıklı görünüyor. Bilim kurgu, bilimsel rasyonalizm, zamanın çizgiselliği ve tarihsel değişimin kaçınılmazlığından yola çıkarak kökleri günümüzde bulunan eleştirel gelecek senaryoları üretir. Yani bilim kurgu özünde, günümüze özgü birtakım şeylerin (en az bir şeyin) gelecekte radikal biçimde değişeceği varsayımının yattığı deneysel bir yabancılaştırma sanatıdır. Bilim kurgu sanatçısı, çağına ait toplumsal, ideolojik, etik bilimsel tartışmaları başka bir zaman ve fiziksel çerçeveye taşıyarak, bu tartışmaların tahmin edilen sonuçlarını hipotetik biçimde göstermeye çalışır (Özakın, 2001).

Roloff ve Seesslen (1995) bilim kurgunun başlıca niteliklerini ”…spekülatif bir hayal gücü; doğa bilimsel-teknolojik yanların işin içine katılması, romantik dönemden beri özellikle cazip bir hal alan bilimsel sınır fenomeninin (bilimsel uç olaylarının) ilgi alanına girmesi, daha önce mitolojinin ya da ilkece gizli, esrarengiz alanların içinde yer alan şeylerin, akla dayalı açıklamayla çözülebileceğine ve izah edilebileceğine duyulan inanç ve insanın geleceğiyle ve gelecekteki olasılıklarla sürekli ilinti içinde olması…” olarak sıralar.

Tepkiler, Eleştiriler

Fikret Hakan: (atılarak) Ben bilimkurguculara bir şey sormak istiyorum sorabilir miyim? Bilimkurgu bir firari edebiyatıdır. Tam da 1950′lerde Türkiye’de başlayan İkinci Yeni şiiri gibi hapse girmek istemeyen şairlerin rönesans şiirine sarılıp absülütasyona varması ve gerçekleri allayıp pullayarak başka başka absürd imajlar haline getirmiş olduğu bir sosyolojik bozulma işi gibidir. Bilimkurgu! Benim için bir kaçıştır bu. Siz uyuyorsunuz hepiniz! Türkiyelisiniz güya (protesto alkışları) 15 milyon genç yaşıyor bu ülkenin varoşlarında. Bunların edebiyatı, bunları irdelemek varken nelerle uğraşıyorsunuz böyle hayretler içindeyim yani. Alkışlıyorum sizleri bravo. (karşı-alkışlar) 15 milyon genç var, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Eskişehir’in varoşlarında bunların edebiyatı, bunların acıları sancıları varken siz nelerle uğraşıyorsunuz çocuklar hayretler içindeyim yani. Vallahi korkunç bir şey. Gidin oraları araştırın. Onlar yazmıyorlarsa siz yazın siz irdeleyin siz öğrenin.

Mustafa Yelkenli: Nasıl olsun ki.. Bizde bilim var mı ki, kurgusu olsun? Yakın tarihimizi her türlü şartlanmışlıktan uzak bir gözle inceleyin bakalım neler bulacaksınız. 1933 yılında zamanın bilim yuvası, üniversitesi, Darülfünun devletin resmi görüşü olan ırkçılığa, uydurma Güneş Dil Teorisine, tarih anlayışına karşı çıktığı için kapatıldı. Onurlu bilim adamları üniversiteden atıldılar. Böylesi ortamlarda bilim olmazken kurgusu olabilir mi? Birkaç bilimkurgu örneği de öykünmekten öteye gidemedi ne yazık ki.

Yayın Faaliyeti

Türkiye’de yayınlanmış bilim-kurgu türündeki eser sayısınin kesin olmamakla birlikte, 700 civarında olduğu söylenebilir. 1943’ten Nisan 2004’e kadar bu türde yayınlanmış yerli yazarların yazdığı kitapların sayısı 71 olarak belirtilmiştir. Bir başka rakam ise, 1950’den 1990’lı yıllara kadar basılan kitap sayısının 250 civarında olduğu yönündedir.

1950 ve sonrası

İlk basılı ve seri halinde yayınlanan bilim-kurgu kitapları 1955 yılında piyasa çıkmıştır. Bu tarihte önce Flash Gordon filmleri ile başlayan bir furya, Gordon’un “Baytekin” olarak yerlileştirilmesine yol açmış, çok beğenilen bu filmlere rağmen, bilim-kurgu bir tür olarak değil, çocuklar için bir eğlence olarak görülmüştür. Çağlayan Yayınevi’nin yayınladığı 10 ciltlik roman serisinin alt başlığı “Yeni Dünyalar” olmuştur 13).

  • Çağlayan Yayınları (Yeni Dünyalar – 1950’ler) 10 Kitap

Çağlayan Yeni Dünyalar Bilim Kurgu serisi Fezadan Gelen Canavalar Kapağı
Çağlayan Yeni Dünyalar Bilim Kurgu serisi Fezadan Gelen Canavalar Kapağı

Çağlayan’ın Yeni Dünyalar serisinde yer alan romanlar :

  1. Merihten Saldıranlar “The Puppet Masters” – Robert Heinlein
  2. Seyyareler Çarpışıyor “The King of the Stars” – Edmond Hamilton
  3. İntikam Roketi
  4. Kainat Fatihi “The Currents of Space” – Isaac Asimov
  5. Feza Canavarları “The Voyage of the Space Beagle” – A. E. von Vogt
  6. Mavi Ölüm – Isaac Asimov
  7. Boşluk Korsanları – Murray Leinster
  8. Mazisiz Adam “The Sun Smasher” – Edmond Hamilton
  9. Çıldıran Dünya – Leigh Brackett
  10. Hücum “What Mad Universe” – Frederick Brown
  • Okat Yayınevi – 1970’ler – 16 Kitap

  1. “Fantastic Voyage” ın ABD'de yayınlanmasından 5 yıl sonra da Ocak 1971'de Okat Yayınevi Reha Pınar'ın çevirisi ile kitabı “Kan Damarlarında Yolculuk” adı ile serinin (Okat Uzay Serisi) 8. kitabı olarak yayınladı.
    “Fantastic Voyage” ın ABD’de yayınlanmasından 5 yıl sonra da Ocak 1971’de Okat Yayınevi Reha Pınar’ın çevirisi ile kitabı “Kan Damarlarında Yolculuk” adı ile serinin (Okat Uzay Serisi) 8. kitabı olarak yayınladı.

    Uzayda Suikast – Philip K. Dick

  2. Uzayda Buyuk Sıçrayış – Leigh Bracket
  3. Uzayda İsyan – Leigh Bracket
  4. Fahrenheit 451 – Ray Bradbury
  5. Dünya Batıyor (Mavi Ölüm) – Isaac Asimov
  6. Robot x 81 – A. R. MOORE
  7. Maymunlar Gezegeni – P. BOULLE
  8. Kan Damarlarında Yolculuk (Fantastic Voyage) – Isaac Asimov
  9. Anarşist – ALFRED BESTER
  10. Uzaydan Gelen Ajan – M. ST. CLAIR
  11. Yaratılan Dünya – Philip K. Dick
  12. Çelik Mağaralar – Isaac Asimov
  13. Kutsal Gezegen – J. STRİKE
  14. Ölüm Melodisi – Kenneth Robeson
  15. Uzayda İlk Oyun – Robert A. Heinlein
  16. Sürgündeki Yıldız – K-H Scheer & Clark Darlton
  • Baskan Yayınları -1980’ler – 25 Kitap

Ali Rıza Baskan tarafından kurulan Baskan Yayınları, 1983 yılında ilk bilim kurgu çevirisi Uzayda Dehşet’i yayınladı.

Baskan Bilim-Kurgu dizisi şu tanıtımla çıkmıştır:

– onbeş günde bir yayınlanacak olan bu dizi, sizi uzayın sonsuz boşluklarına götürecek, – galaksiler arası mücadeleyi, yeni yeni kahramanlarla birlikte yaşatacak, – dünyamıza uzayın derinliklerinden gelen amansız tehlikeler karşısında ürpertecek, bilim ve teknolojinin inanılmaz düzeylere eriştiği zamanlara yollayacak, – düşleyebildiğiniz, hatta düşleyemediğiniz herşeyi onbeş günde bir evinize kadar getirecektir. Bu dizi ile, dünyanın en ünlü kurgu-bilim yazarlarının, dünyada satış rekorları kıran eserlerinden oluşan zengin bir kitaplığa sahip olacaksınız. Yarın neler olabilir? bilim ve macera elele işte bu sorunun cevabını veriyor. her yeni kitap yeni bir gelecek sunuyor.

Baskan kurgu-bilim dizisi, onbeş günde bir yeni macera ve kahramanlarıyla gazete bayinizde…

  • 01 Uzayda Dehşet Tora – Peter Randa
  • 02 dünyanın sonuna dogru – h.g.wells
  • 03 uzay seytanları – ronny laws
  • 04 alfa cellatları – emil petaja
  • 05 mars’tan gelen ölüm – peter randa
  • 06 çelik mağaralar – isaac asimov
  • 07 şafak projesi phobos – arthur c clarke
  • 08 asi gezegen tyrran – isaac asimov
  • 09 dünyali istilacilar – robert silverberg
  • 10 uğursuz gezegen galactica – isaac asimov
  • 11 uzay düğümü – c j cherryh
  • 12 uzayli – a e van vogt
  • 13 susuz deniz -arthur c clarke
  • 14 gümüş çekirgeler – ray bradbury
  • 15 evrenin ucu – ronny laws
  • 16 yıldızların dönüşü – stanislaw lem
  • 17 kara günes – arthur c clarke
  • 18 colossus – d f jones
  • 19 uzayda satranç – gerard klein
  • 20 fahrenheit 451 – ray bradbury
  • 21 Onuncu gezegen – Edmund Cooper
  • 22 Dünyamızı kim yok etti – Paul Anderson:
  • 23 terra’nin gizli ajani – john brunner
  • 24 new york 5000 – ray cummings
  • 25 uzayda intikam rabdall garrett
  • Metis Bilim-Kurgu Dizisi 1990lar

İkiz Yıldız
Son Tirkayi, Müfit Özdeş, Metis Bilim Kurgu dizisi, Nisan 1996

Bülent Somay editörlüğünde, 1995 yılında, “İyi Edebiyat, İyi Bilimkurgu” alt başlığı altında, Eric Frank Russell’ın Ve Sonra Hiç Kalmadı romanı ile başlayan Metis bilim kurgu dizisi, 2011 yılında 2. baskısını yapan “Asker Kaçağı” kitabı ile yayın hayatına aksak da olsa devam ediyor. Dizide; Philip K. Dick, Ursula K. Leguin gibi isimler yanında, özellikle Amerikan Yeni Dalga bilim-kurgusunun ilginç isimleri de yer alıyor. Dizide yer alan tek Türk yazar ise Müfit Özdeş. Özdeş’in öyküleri “Son Tiryaki” adı altında derlenmiş. Son Tiryaki’deki öyküler sadece bilim-kurgu değil, aynı zaman da “fantastik” diyebileceğimiz özellikler de taşıyor.

  • Alfa Ayının Kabileleri Philip K. Dick
  • Asker Kaçağı Savaşa Karşı Bilimkurgu Öyküleri Philip K. Dick ve diğerleri
  • Bağışlanmanın Dört Yolu Ursula K. Le Guin
  • Balıkçıl Gözü Ursula K. Le Guin
  • Bu Ölümsüz Roger Zelazny
  • Dünyaya Orman Denir Ursula K. Le Guin
  • En Son Kale Jack Vance
  • Ergenlik Ayini Alexei Panshin
  • Gökteki Göz Philip K. Dick
  • Hukuk Gladyatörü Cyril M. Kornbluth, Frederik Pohl
  • İki Dünya Savaşıyor Paul Anderson
  • İkiz Yıldız Robert A. Heinlein
  • Kaybolan Miras Robert A. Heinlein
  • Kızıl Gezegen Robert A. Heinlein
  • Kobaylar Kampı Thomas Disch
  • Korkunun Bütün Sesleri Harlan Ellison ve diğerleri
  • Mevki Uygarlığı Robert Sheckley
  • Mülksüzler Ursula K. Le Guin
  • Otomatik Piyano Kurt Vonnegut Jr.
  • Paslanmaz Çelik Sıçan Harry Harrison
  • Paslanmaz Çelik Sıçanın İntikamı Harry Harrison
  • Pısırıklar Çağı Frederik Pohl
  • Postacı David Brin
  • Rocannon’un Dünyası Ursula K. Le Guin
  • Serçe Mary Doria Russell
  • Son Tiryaki Müfit Özdeş
  • Şok Dalgası Süvarisi John Brunner
  • Teşkilat Cyril M. Kornbluth
  • Triton Samuel Delany
  • Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım Robert A. Heinlein
  • Uzay Tacirleri Cyril M. Kornbluth, Frederik Pohl
  • Ve Sonra Hiç Kalmadı Eric Frank Russell
  • Vulcan’ın Çekici Philip K. Dick
  • Yer Açın! Yer Açın! Harry Harrison
  • Yıldız Gemisi Brian W. Aldiss
  • Yüksek Şatodaki Adam Philip K. Dick
  • İthaki Yayınları – 2015 ve sonrası

2000’li yıllarında başından beri fantastik ve bilimkurguya ciddi yatırımlar yapan İthaki Yayınları, onlarca çok satan seriyi bizlerle buluşturdu. Ülkemizde bilimkurgu ve fantastik kurgu kültürünün gelişimine çok büyük katkılarda bulundu.

Şimdilerde ise bütün bu yaptıklarını gölgede bırakacak ve gelecek nesillere miras niteliğinde bir işe kalkıştılar… İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisini yayınlamaya başladılar.

Bilimkurgunun büyük yazarlarının, yıllar önce baskısı tükenmiş ya da Türkçeye çevrilmemiş kitaplarını yeniden çevirerek ya da eski çevirileri gözden geçirerek ve kitabı tek bir karede anlatan muhteşem minimal yepyeni kapaklarıyla birbir yayınlamaya başladılar.

İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nin kitapları yayınlanma sırası şu şekildedir:

  1. Dune – Frank Herbert
  2. Kıyameye Bir Milyar Yıl – Arkadi ve Boris Strugatski
  3. Maymunlar Gezegeni – Pierre Boulle
  4. Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley
  5. Çocukluğun Sonu – Arthur C. Clarke
  6. Doktor Moreau’nun Adası – H.G. Wells
  7. Dune Mesihi – Frank Herbert
  8. Işık Tanrısı – Roger Zelazny
  9. Yıkıma Giden Adam – Alfred Bester
  10. Yıldız Gemisi Askerleri – Robert A. Heinlein
  11. Sürgün Gezegeni – Ursula K. Le Guin

Türk Bilimkurgu Yazarları

  • Orhan Duru
  • Zühtü Bayar
  • Müfit Özdeş
  • Alev Alatlı
  • Haldun Aydingün
  • Gurur Ası
  • Barış Müstecaplıoğlu
  • Özlem Alpin Kurdoglu
  • Orkun Uçar
  • Aşkın Güngör
  • Metin Atak
  • Bahadır İçel
  • Dost Körpe
  • Fatih Emre Öztürk
  • Halil Kocagöz
  • Sadık Yemni
  • Kazım Cende
  • Mehmet Acar
  • Murat Yılmaz
  • Mustafa Resul Yalçınkaya
  • Nurcihan Doğuç
  • Selim Erdoğan
  • Bülent Özden
  • Ufuk Ata Bora
  • Çetin Yetkin
  • Çağan Dikenelli

-Atladığımız yazar varsa lütfene kitap ismiyle birlikte belirtin ekleyelim.

Dergiler

  • Türkiye’de yayınlanmış ilk bilim-kurgu dergisi Antares, 1971 yılında yayın hayatına başlamıştır. Kurucusu Sezar Erkin Ergin’dir. Biraz daha fazla bilgi ek$isozluk’te mevcut. Antares daha sonra X-Bilinmeyen’e de ilham vermiştir.
  • X-Bilinmeyen, 1976 yılında yayın hayatına başlayan ve 1981 yılına kadar aralıklarla çıkmaya devam edern bilim-kurgu dergisi. Derginin arşivlerine siteden ulaşılabilir.
  • Atılgan, 1996 yılında Hakan Alpin’in sahipliği ve Bülent Akkoç’un editörlüğünde çıkmaya başlayan Atılgan Bilimkurgu dergisi toplam 14 sayı basılmıştır.
  • NOSTROMO, 1997-1999 yılları arasında yayınlanmış bir bilimkurgu dergisidir. Sahibi Nilgün Birgül, yazı işleri müdürü Metin Demirhandır. 4 sayı çıkmıştır.
  • izmir çıkışlı bilim-kurgu fanzini Albemuth (2002). PDF olarak web üzerinden okunabilir.
  • YABANİ, aylık bir dergi olarak 2016 yılında yayın hayatına başladı. Ağustos 2016 itibari ile 3. sayılarını çıkardılar.

Kaynak ve Alıntı : Poetikhars.com

Yorum

Yorum yapmak için tıkla

  • Bendeniz de   2042 Sıfır Yılı (Labirent) ve Ataraan (Wattpad) ile iki bilimkurgu kitabı yazmış bulunuyorum. Kaptan Teneke’yi komedi olduğu için saymıyorum. Buradan herkesi bilgilendireyim dedim. Sevgiler. – Çağan Dikenelli

  • Ufkun Ötesi C-4000 Kitabı, Ayhan Yıldırım ve Burhan Can Ahipaşaoğlu tarafından 2013 yılında kaleme alınmıştır. Fantastik edebiyat ile bilimkurgu arasındaki farkı tam olarak incelemek ve yazıyı bu doğrultuda düzenlemek daha hayırlı olacaktır.

    Saygılar.

  • Dergiler hakkında bir ekleme yapayım.
    Ekim 2005’te 0. sayı (deneme sayısı) ve 2006’dan itibaren her ay düznli olarak 36 ay boyunca PDF olarak bir bilimkurgu dergisi çıkardım. Toplamda 37 sayı olan dergide internetten bulduğum yerli yazarlara ait hikayelerie yer verdim. Derginin adı “Yeni Dünyalarda” olup her sayı 16 sayfadır.